Gundem
Tunç Soyer'den Yolsuzluk Davasında Mahkemeye Tepki

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması çerçevesinde açılan kooperatif davasında, mahkeme yeni bilirkişi raporunu bekleme kararı aldı. Bu gelişme, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in tepkisini çekti. Soyer, duruşmada yaptığı açıklamada, mevcut raporların yeterli olduğunu ve yeni bir bilirkişi raporuna gerek olmadığını ifade etti.
Davanın Arka Planı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 Temmuz 2025 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ'de yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine bir soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda, Sayıştay raporu ve mülkiye müfettişi raporları gibi belgeler değerlendirildi. Soyer, duruşmada, "Sayıştay ve MASAK raporları ortada. Tek bir delil yok, menfaat sağlama yok, dolandırıcılık ve kamu zararı da yok." diyerek mevcut durumu eleştirdi.
Mahkeme Süreci ve Duruşma Detayları
İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmaya, Soyer'in yanı sıra eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya gibi sanıklar katıldı. Duruşma sırasında, izleyicilerin cep telefonları ve bilgisayarlarla salona girmesine izin verilmedi. Mahkeme başkanı, önceki celsede istenilen bilirkişi raporunun henüz heyete ulaşmadığını belirtti.
Soyer'in İtirazı ve Mahkeme Kararı
Tunç Soyer, yeni bilirkişi raporuna itiraz ederek, "Her suçlamayı çürütecek kadar beyan dinledik. Ne suç ne de suç kastı var. 2 yıl süren soruşturma ve 9 aydır süren yargılama sonucunda suçsuz olduğumuz ortadadır, beraatimi talep ediyorum." dedi. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun beklenmesine ve sanıkların mevcut adli kontrol durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
- İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk iddiaları
- Mahkeme sürecinde yaşanan gelişmeler
- Tunç Soyer'in duruşmadaki açıklamaları
Yargı sürecinde, 139 şüphelinin gözaltına alındığı ve bunlardan 60'ının tutuklandığı bildirildi. Şüpheliler arasında Soyer ve Aslanoğlu'nun da bulunduğu 65 kişi hakkında, "kooperatif" işlerinde yolsuzluk iddiasıyla çeşitli suçlamalar yöneltilmiştir. Bu suçlamalar arasında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık" ve "ihaleye fesat karıştırma" gibi ağır suçlar yer almaktadır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma, kamuoyunda geniş yankı bulmuş ve yargı süreci dikkatle takip edilmiştir. Soyer ve diğer sanıkların, yolsuzluk iddialarına karşı savunmaları ve mahkeme süreçleri, adaletin tecellisi açısından büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, Tunç Soyer'in mahkemeye yönelik tepkisi, yolsuzluk soruşturmasının seyrini etkileyecek bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Mahkeme, bilirkişi raporunu beklerken, sanıkların durumları ve yargı süreci, kamuoyunun dikkatle izlediği bir konu olmaya devam ediyor.




